mert etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mert etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2012 Pazartesi

"Or Yehuda”nın Hayaletleri


Önümüzde bir yol uzanıyor. Yolun kenarında tütün tarlaları ve zeytin ağaçları… Çok alışıldık bir Ege görüntüsü… Eski bir okulu görmeye gidiyoruz. Tek bildiğimiz ismi: “Kayalıoğlu Tarihi Ziraat Okulu”.
Vardığımızda Akhisar’ın Kayalıoğlu adındaki küçük kasabasında böylesine büyük bir tarihin bizi karşılamasını beklemiyorduk. Büyük dememizin sebebi binanın büyüklüğünden değil, tarihinin 1900’lü yıllara dayanmasından ve bugün tarımda oldukça gelişmiş olan Yahudilerin, günümüzde neden bu kadar tarımı önemsediklerinin sebeplerini öğrenmemizden kaynaklanıyor. Geçmişte tarımda geri kalan Yahudilerin ziraatı öğrenmesi amacıyla yapılan Kayalıoğlu Tarihi Ziraat Okulu veya “Or Yehuda”nın 28 bin dönümlük koca bir meslek merkezinden, bugün terk edilmiş bir binaya dönüşmesini oradaki hayaletlerinden öğreniyoruz.
Sefaradlar, ana vatanları İberya yarımadasından kovulduktan sonra yerleştikleri Osmanlı şehirlerinde asıl uğraştıkları iş kolu olan tarım yerine, ticaret hayatına atılım yaparlar. Çünkü tarım demek, toprağa bağlılık ve yerleşik hayata geçiş demektir. Fakat yaşadıkları yerden sürülmüş olmaları, yerleşik hayat konusundaki tedirginliklerini artırır. Böylece tarım hususu sekteye uğrar.
19. yüzyılda Fransa’da yaşayan Yahudiler, Doğu’da geri kalmış Yahudi topluluklarını maddi ve manevi açıdan geliştirmek için çeşitli dernekler kurarlar. Alliance İsraelite Universelle ve Jewish Colonization Association bunlardan bazıları. Bu iki derneğin Osmanlı topraklarında, İran’da ve Kuzey Afrika’da altmışa yakın okul kurduğu bilinir.
Osmanlı topraklarında ilk Yahudi tarım okulu 1870’te Sultan Abdullaziz döneminde, Filistin’de “Mikve İsrael” adıyla kurulur. Daha sonra Jewish Association Colonization tarafından; İstanbul’da “Mesila Hadaşa”, Eskişehir’de “Mamure”, Silivri’de “Fethiköy”, Balıkesir’de “Tekfur Çiftlik” ve Akhisar’da “Or Yehuda” inşa edilir.
Akhisar’da “Or Yehuda” tarım okulu yapılmadan önce bölgede ziraatçılığı geliştirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla 1890 yılında İzmir Bornova’da bahçeli bir tarım okulu yapılır. Bu okulda altmış civarında yoksul Yahudi çocuğu eğitim görür. Fakat bu okulun arazisinin yetersiz olması nedeniyle 1900 yılında Akhisar yakınlarındaki Çakıroğlu çiftliği (bugünkü Kayalıoğlu kasabasının olduğu yer) satın alınarak okul buraya taşınır. “Or Yehuda” veya bugünkü ismiyle Kayalıoğlu Tarihi Ziraat Okulu Akhisar’ın bu küçük kasabasına kurulur. 
Öncelikle İzmirli Mimar M. Magnifico tarafından inşaat projesi hazırlanır. Sonra proje, Paris’teki Merkez Komite’ye gönderilir. 9 Ekim 1904 tarihinde toplanan Jewish Colonization Association’ın Tarım Konseyi, bu projeyi onaylar ve 73 bin frankı inşaatına, 11 bin 600 frankı binaların restorasyon işlemine ayırır. 1905 yılında da inşaat tamamlanır ve öğrenciler yeni binaya taşınırlar.
Böylelikle Kayalıoğlu kasabasının olduğu yere 28 bin dönüm, yani 2 bin 575 hektarlık arazi üzerine bir tarım kolonisi kurulur. Burada; demir atölyesi, saban atölyesi, marangozhane, tahıl ambarı, peynir imalathanesi ve deposu, şarap mahzeni, okul ve yurt binası yer alır. Ayrıca ipek böcekçiliği, bağcılık, şarapçılık, zeytincilik, meyvecilik, tahıl üretimi ve hayvancılık yapılır. 
Çiftlikte sekiz bölümden oluşan 600 dönümlük bir bağ alanının kurulduğu ve her bir bölüme ünlü bir Yahudi’nin (Vigne Clara, Hirsch, Mauricia, Netter Ciremieux, Montefiore, Phippson, Leven, İcass) adı verildiği bilinir.
Okulda 450 kadar öğrenci eğitim görür. Bunlar yerli ve Doğu Avrupalı fakir Yahudi çocuklarıdır. Normal eğitim süresi 3 yıl olarak saptanır. Uzmanlaşmak isteyenler ise 4-5 yıl eğitim görürler. Her yaştan öğrenci alınır ve başarılı öğrencilerin 7’si yardımcı statüsünde “Çiftlik okul”da kalarak her yıl alınan 52 öğrenciye rehberlik eder.
“Or Yehuda”da verilen kuramsal ve uygulamalı derslerden bazıları; ziraat, botanik, mekanik, jeoloji, veterinerlik, meyve yetiştiriciliği, şarapçılık, arazi ölçümü, kır ekonomisi, bina yapıcılığı ve bahçıvanlıktır. Eğitim dili ise Fransızca’dır. Ayrıca İbranice ve Türkçe de öğretilmektedir.
1908 yılında okula Türk öğrenciler de alınmaya başlanır. Koloni 1925 yılında Ahmet Kayalı adındaki bir çiftçiye satılır. Ahmet Kayalı 1944 yılında okul binasını Türk hükümetine bağışlar. 1944 yılından 1997 yılına kadar ilköğretim binası olarak hizmet verir. 1997 yılında yapının hemen bitişiğine yeni bir okul binası inşa edilerek eğitim-öğretime bu yeni binada devam edilir. 
28 bin dönüm üzerine kurulan içinde atölyelerden bağlara birçok öğrenim kolunun yer aldığı koloniden geriye bugün sadece okul ve yurt binası kalmıştır. Okul binası görenleri büyüleyen görkemiyle ayakta duruyor; fakat bakımsızlıktan içi oldukça yıpranmış durumda. Böyle bir geçmişe sahip “Or Yehuda”nın hayaletleri ise burayı terk etmeyi düşünmüyor. 


Manipülasyon: Mert Çakır

1 Şubat 2012 Çarşamba

Haklı veya haksız, olması gereken ya da yapılması imkansız…


Kadifekale/İzmir - Fotoğraf: Mert ÇAKIR
Haklı veya haksız, olması gereken ya da yapılması imkansız… Bazı durumlarda bütün bunların ne önemi var. Haklı olmamız veya yapılması gerekenin bizim hayatımıza müdahale edilerek yapılması bizi üzebiliyor, kırabiliyor, bu “gerekenleri” yaptıranları ötekileştirebiliyor ya da biz zaten ötekiyiz.
İzmir Kadifekale’de kentsel dönüşümün beraberinde birilerine göre “diğeri” olan evlerin yıkıldığı ve gene birilerine göre “diğerleri”ne kazandırılacak bu alanda şu an molozlar duruyor. Yıllarca burada kendi içinde “kendi”ni yaşayan insanlar, çocuklar molozlar arasında şimdi demirlere tutunuyor. “En kötüsü”nü düşünerek yaşamanın, “en normal”i olduğu düşüncesi neredeyse her anımıza işlemişken, en kötüsü hayata geçtiğinde tekrar tutunacak, tutmuşken de toplayacak bir şeyler buluyoruz.
Yine hayattayken arkamızda bir siluet beliriveriyor. Çocuk, yıkıntıların arasında demirleri topluyor…